Mehdiyetin Hakikatı Hakkında

Details

ÇOK ÖNEMLİ DÖKÜMANLAR

 

Alfabetik Dersler: http://yadi.sk/d/ilWkEhrT4p_OG

 

Esasat-ı Nuriye: http://yadi.sk/d/aIob_mAr37-if

 

İslam Prensipleri Ansiklopedisi: http://yadi.sk/d/J1N1d_MX4padS

 

Arapça harflerin görünmesi için: http://yadi.sk/d/WB7lySay4pa7A 

(Fontu indirip "C:\Windows\Fonts" dosyasına kopyalayın)

 

MEHDİYETİN HAKİKATİ HAKKINDA

            Risale-i Nur’daki Mehdilik meselesinde üç vazifeden bahsedilir. Her bir vazifenin vazifedarlarına da Mehdi denilir. Birinci vazifenin vazifedarına Mehdi- i A’zam denir ki bu da üstadımız Bediüzzaman Hazretleridir.

           Geniş dairede yani ikinci ve üçüncü vazife sahasında gelecek zatlara da Mehdi deniliyor. Bediüzzaman Hazretlerine mehdilik mevzuunda sorulan bir suale verdiği cevabında  İman, hayat, şeriat olarak Mehdiyetin üç vazifesinden bahsedilir. Birinci vazifenin, hakaik-i imaniyenin keşf ve neşri olduğunu ve geniş dairede gelecek Mehdinin birinci  vazifeyi yapamıyacağı beyan ediliyor. Mehdi-i A’zamın esas vazifesi olan imanda tecdid ve hâlis iman hizmeti hakkında şu izah verilir:

           ...Bu vazife hem dünya, hem herşeyi bırakmakla, çok zaman tedkikat ile meşguliyeti iktiza ettiğinden, Hazret-i Mehdi'nin o vazifesini bizzât kendisi görmeğe vakit ve hal müsaade edemez. Çünki hilafet-i Muhammediye (A.S.M.) cihetindeki saltanatı, onun ile iştigale vakit bırakmıyor. Herhalde o vazifeyi ondan evvel bir taife bir cihette görecek. O zât, (yani geniş daire mehdisi) o taifenin uzun tedkikatı ile yazdıkları eseri kendine hazır bir proğram yapacak, onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği kuvvet ve manevî ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd sıfatlarına tam sahib olan bir kısım şakirdlerdir. Ne kadar da az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.” Emirdağ Lâhikası-1 sh:266

 

           Bu bahiste, Mehdi-i A’zam olan üstadımız Bediüzzaman Hazretlerinin  birinci vazifesi olan iman hizmetinde muvazzaf olduğu açıkça beyan olunuyor Ve te’vil kaldırmaz. Her ne kadar bazı ard düşünceli kişiler, bilerek veya bilmeyerek şer cereyanı lehine düşen sözler söylüyorlarsa da Risale-i Nur’a dayanmayan böyle sözler hiçbir değer taşımaz.

 

           Bediüzzaman Hazretlerinin, Üstad-ı A’zam olduğunu, yakın ve mu’temed talebeleri, sözlü beyan ettikleri gibi Abdülkadir BADILLI’nın neşrettiği Mufassal Tarihçe-i Hayatta da şu ifade var:

 

            ... Bir mücahid‑i ekber, hem bir mehdi‑i azâm, hem bir müceddid‑i ekmel ve hem bir ferd‑i ferid olan Merhûm Üstâdımız Bediüzzaman Hazretlerinin, “Memâtım hayatımdan ziyade îmâna hizmet edecektir haberi aynen tahakkuk etmiştir.”

Tahiri, Sungur, Zübeyr, Bayram, Hüsnü

 

           Bu mektubu yazan Zat Zübeyir Ağabeydir. Yani bu mektubta imzaları bulunan zatların nazarında Hz. Üstad Mehdi-i A’zamdır, Vazifesi ise Hakaik-ı imaniye ve Kur’aniyeyi izhar ve isbat etmektir ki buna birinci vazife denir.

 

           Geniş dairede gelecek olan zatlar hakkında ise şu ifade var:

         Bir asır sonra zulümatı dağıtacak zâtlar ise, Hazret-i Mehdi’nin şakirdleri olabilir.” Şualar sh:720

 

         Bu ehemmiyetli rivayetten gelecek zatların hem mehdilik sıfatına sahib hem icraatçı olacağı anlaşılıyor. Emirdağ Lahikasında da şu beyan var:

 

         “İkinci Vazifesi: Hilafet-i Muhammediye (A.S.M.) ünvanı ile şeair-i İslâmiyeyi ihya etmektir. Âlem-i İslâmın vahdetini nokta-i istinad edip beşeriyeti maddî ve manevî tehlikelerden ve gazab-ı İlahîden kurtarmaktır. Bu vazifenin, nokta-i istinadı ve hâdimleri, milyonlarla efradı bulunan ordular lâzımdır.

 

         Üçüncü Vazifesi: İnkılabat-ı zamaniye ile çok ahkâm-ı Kur’aniyenin zedelenmesiyle ve şeriat-ı Muhammediyenin (A.S.M.) kanunları bir derece ta’tile uğramasıyla o zât, bütün ehl-i imanın manevî yardımlarıyla ve ittihad-ı İslâmın muavenetiyle ve bütün ülema ve evliyanın ve bilhassa Âl-i Beyt’in neslinden her asırda kuvvetli ve kesretli bulunan milyonlar fedakâr seyyidlerin iltihaklarıyla o vazife-i uzmayı yapmağa çalışır.” Emirdağ Lahikası sh:266

         Bu kısımdan avam’ın beklediği geniş daire Mehdisi olduğu anlaşılıyor.

         Rivayetlerde de geniş dairede gelecek olan zatın  vasfı siyah bayraklılar diye  vasıflandırılır. Şöyle ki:

            “Yakında size Horasan tarafından siyah bayraklılar gelecek. Kar üzerinde emekliyerek olsa da onlara iltihak ediniz. Zira onların arasında Allah’ın halifesi "Mehdi" vardır.”

Hz. Sevban r.a. Ramûz El-Ehâdis Sahife: 298

         Horasandan siyah bayraklılar çıkar ve Üyaya (Kudüsü şerife) kadar önlerinde bir şey tutunamaz.”

Hz. Ebu Hureyre r.a. Ramûz El-Ehâdis Sahife: 508

         “Doğu’dan çıkacak olan siyah bayraklılar

İbn-i Mace 4082. hadis ve Tirmizi Fiten 79 ve Kütüb-ü Sitte Muhtasarı 17.c. sh:557

         Netice: Ekser insanlar mehdi-i A’zam ile geniş dairedeki mehdiyi ayıramadığından  Mehdiyet meselesi  net bir şekilde anlaşılamıyor. Bu sebeble mehdilik meselesini kısa ve net olarak  beyan ettik.

 Rüştü Tafral

   

Giriş Yap  

   

Arama  

   
© 2014 - ALLROUNDER